10
UŞAKLI İZZET
UŞAKLI İZZET Mısır ekmeğini, yoğurdunu yedi elma ağaçları altında Hacı Mercan köyünün. Suyunda yıkadı çamaşırlarını pazar günleri. Ve göl gibi gözlü insanlarıyla ahbap oldu. On iki nöbetini bekledi çok gece yol ağzında. Eh artık, yol göründü, gitmek düştü gayrı. Çok görmeyin acele ettiğini, çocuklar, terhis olmuş, cebinde teskeresi var. A. KADİR
10
TERHİS
TERHİS Tezkere var, emir gelmiş, dediler. Hafikli Zeynel’ le Zileli Saim bizden müjde istediler. Traş olduk. Giyindik gri, lacivert renk renk esvaplarımızı. Sonra haber geldi, hazır olun, diye, yolculuk akşama. Ve Maksut çavuş, son cigarasını ikram etti ayrılırken, bir senedir kavgalı olduğu adama. A. KADİR
4
THE CITY
You said, “I will go to another land, I will go to another sea. Another city shall be found better than this. Each one of my endeavors is condemned by fate; my heart lies buried like a corpse. How long in this disintegration can the mind remain. Wherever I turn my eyes, wherever I gaze, [...]
4
TANRININ ANTONIUS’U BIRAKMASIDIR
Birdenbire duyarsan geceyarısı görünmeyen bir alayın geçtiğini eşsiz ezgilerle, seslerle- artık boyun eğen yazgına başarısız yapıtlarına, tasarladığın işlere hepsi aldanışlarla biten- ağlamayasın boş yere. Çoktan hazırmış gibi bir yiğit gibi hoşçakal de ona, giden İskenderiye’ye. Hele kendini aldatmayasın demeyesin: bu bir düştü, kulaklarım iyi duymadı; böyle boş umutlara eğilmeyesin. Çoktan hazırmış gibi bir yiğit gibi [...]
4
TOMAS’LA VEDALAŞMA
Sanadır, kuşatılmış arkadaşım, ak dağların berrak sularına, batık gemi düşünün seni bağladığı yere gider ayrılık şarkım. Uyandım bugün yelkenlerimde kanatlanma arzusuyla, haberleşme mumları tutuyorum duygusuz pusulanın gösterdiği zaman limanına giderken gemi. Dilimi rüzgara veriyorum sözcüklerini gergin gergin tutmak, taze acılarından bir şeyler alıp götürmek için yaşamakta olduğun şaşkınlıkları paylaşmaya. Yastığını yeşerten bahar da yitti gitti. [...]